Faili meçhul cinayet dosyası: 75 cinayet aydınlatıldı; Uğur Mumcu, Kışlalı ve Hablemitoğlu hâlâ karanlıkta

Türkiye’de uzun zamandır çözülemeyen cinayetler yeniden gündeme geldi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, dün Konya, Kahramanmaraş, Mersin ve Hatay’daki 4 faili meçhul cinayet dosyasının tekrar incelendiğini duyurdu. Soruşturmalar kapsamında 26 şüpheli yakalandı; bunlardan birinin zaten cezaevinde olduğu tespit edildi.

Ama kamuoyunu en çok ilgilendiren 90’lı yıllardaki siyasi suikastlar hâlâ tam anlamıyla aydınlatılmış değil.

4 yeni dosya daha çözüldü: 68 dosyada toplam 75 cinayet

Gürlek’in açıklamasına göre bu çalışmalar neticesinde toplamda 68 dosyada 75 cinayet faili meçhul olmaktan çıkarıldı. Dosyalar, kriminal incelemeler, DNA testleri, iletişim kayıtları ve tanık ifadeleri ışığında yeniden gözden geçirildi.

Dün duyurulan 4 dosya şunlar:

  • Konya: 2005 yılında Konya-Ankara kara yolunda başından vurulmuş olarak bulunan Ömer Faruk Akıllı’nın ölümüyle ilgili dosyada 7 şüpheli gözaltına alındı. Bunlardan 5’i tutuklandı, 2’sine ise adli kontrol kararı verildi.
  • Kahramanmaraş: 2010 yılında Onikişubat ilçesinde boş bir arazide cesedi bulunan yeni doğmuş bebeğin dosyasında iki şüpheli yakalandı.
  • Mersin: 2007 yılında bir evin bahçesinde, betonla kaplanmış bir buzdolabında cansız bedeni bulunan Bahaddin Sefer’in dosyasında 32 kişinin ifadesi alındı.
  • Hatay: 2006’da Samandağ’da bıçaklanarak öldürülen İbrahim Akgöl’ün davası, 20 yıl sonra tekrar açıldı.

Özel daire Nisan ayında kuruldu

Bu çalışmaları yürütmek üzere Adalet Bakanlığı bünyesinde 24 Nisan 2026’da Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı kuruldu. Bakanlık, zamanaşımına uğramamış yaklaşık 680 faili meçhul dosyayı inceliyor.

Eylül ayının ortasında açıklanan verilere göre, o dönemdeki rakamda toplamda 46 dosyada 52 maktul bulunuyordu. Bu sayının yaklaşık bir buçuk ay içinde 75 cinayete ulaşması, çalışmaların hızlandığını gösteriyor.

Büyük suikastlar da tekrar masada

Gürlek, kamuoyunun yakından takip ettiği ve zamanaşımı riski taşıyan Uğur Mumcu, Çetin Emeç ve Bahriye Üçok suikastlarının da inceleme kapsamına alındığını açıkladı.

Bakan ayrıca bazı faili meçhul dosyalarının zamanaşımına uğradığını belirterek hukuken yapılabileceklerin sınırlı olduğunu ifade etti. Yeni belgeler bulunduğunda gereken adımların atılacağını da sözlerine ekledi.

Uğur Mumcu: Üzerinden geçen 33 yıl

Gazeteci Uğur Mumcu, aracına yerleştirilen bombayla birlikte Ankara’da hayatını kaybettiği gün olan 24 Ocak 1993 tarihinden bu yana ailesi tarafından bu suikast Türkiye’nin hala tüm yönleriyle aydınlatılmayı bekleyen en ciddi siyasi cinayetlerinden biri olarak nitelendirilmektedir.

Dosyada firari sanık Oğuz Demir ile ilgili yakalama kararı mevcut ve dava Ankara’da devam etmektedir. Aileye göre bu dosya Oğuz Demir açısından zamanaşımına uğramamıştır.

Bakan Gürlek, ayrıca Mumcu’nun eşi Şükran Güldal Mumcu ve oğlu Özgür Mumcu ile bir araya gelerek davanın mevcut durumu hakkında görüş alışverişinde bulundu.

Uğur Mumcu’nun ağabeyi Ceyhan Mumcu ise soruşturmada özellikle İsrail bağlantısının araştırılmasını talep ediyor; emekli Korgeneral Erdoğan Karakuş başta olmak üzere dönemin yetkililerinin dinlenmesini istiyor. Ancak mahkeme de Karakuş’un suikast soruşturmasında görev almadığına dair kesin kararını vermişti ve bunun sonucunda ifadesinin doğrudan bilgi sayılmadığını belirtmiştir.

Umut Davası: Aksoy, Üçok ve Kışlalı

90’lı yılların dikkat çeken suikastları “Umut Davası” adı altında tek bir çatı altında toplanmıştır. Bu davanın mağdurları şunlardır:

Muammer Aksoy: Ocak 1990’da silahlı saldırıya uğrayarak yaşamını yitirmiştir.

Bahriye Üçok: Kendisine gönderilen bombalı paketle öldürülmüştür; tarih ise 6 Ekim 1990’dır.

Ahmet Taner Kışlalı: Evine bırakılan bombanın patlamasıyla hayatını kaybetmiştir; tarih ise21 Ekim1999’dur.

Kışlalı suikastinin ardından yürütülen soruşturmada Tevhid-Selam/Kudüs Ordusu adlı örgüte ulaşıldığı belirtilmiştir. Yargılama süreci içerisinde birçok sanık yasa dışı örgüte üye olma suçundan hapis cezasıyla cezalandırılmıştır. Ancak “Bu cinayetleri kim azmettirdi?” sorusu kamuoyunda hala yanıt beklemektedir.

Çetin Emeç dosyası

Hürriyet gazetesi yazarı Çetin Emeç de İstanbul’da uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybetmiş olup bu dava da yeniden incelenenler arasında yer almaktadır.

Necip Hablemitoğlu: “Kara kutu” davası

Ankara Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu ise evinin önünde silahlı saldırıya uğrayarak yaşamını yitirmiştir; tarih ise18 Aralık2002’dir. Cinayetin iddianamesi ancak tam olarak yirmi yıl sonra Kasım2022’de tamamlanabilmiştir.

Davanın kritik ismi eski özel kuvvetçi Nuri Gökhan Bozkır’dır. Cumhurbaşkanı Erdoğan Bozkır’ın MİT tarafından Ukrayna’da yakalanıp Türkiye’ye getirildiğini açıklamıştır.

Dava sürecinde tek tutuklu sanık olan Bozkır hakkında Ocak2026’da tahliye kararı verilmiş olsa da Bozkır’ın daha önce tutuklandığı başka bir davadan dolayı cezaevinden çıkamayacaktır.

Zamanaşımı en büyük engel

Faili meçhul davalarında karşılaşılan en büyük sorun zamanaşımıdır. Bakanlığın incelediği toplamda680dosya zamanaşımına uğramayanlardan oluşmaktadır. Ancak bazı90’lı yıllara ait dosyalar için Bakan Gürlek’in de belirttiği gibi bu süre çoktan dolmuştur.

Aileler ve kamuoyu açısından esas beklenti sadece tetikçilerin değil aynı zamanda bu suikastları planlayan ve azmettiren kişilerin de ortaya çıkarılmasıdır.